Dijital Yerliler

Shape Image One

DİJİTAL YERLİLER VE DİJİTAL GÖÇMENLER NEDEN ÇATIŞIYOR?

Ebeveynlerine “Siz eskiden gerçekten telefon numaralarını ezberliyor muydunuz?” sorusunu soran,
“Bizim zamanımızda cep telefonu ve bilgisayarlar yoktu.” diyen büyükanne ve büyükbabasına, “Peki,
o zaman internete nasıl bağlanıyordunuz?” diyerek onları şaşkına çeviren bir nesille birlikte yaşıyoruz.
Bunlar, sabah uyanır uyanmaz mesajlarını ve elektronik postalarını kontrol ediyor, bir odadan
diğerine geçerken bile vücutlarının bir parçası gibi gördükleri cep telefonlarını yanlarında
götürüyorlar.
Peki, kim bunlar? Kim bu cep telefonu, tablet ve bilgisayarla yaşayan, bu araçların ve internetin
dünyanın ilk oluştuğu andan beri hep var olduğunu düşünen insanlar?
Bunlar, dijital yerliler.

DİJİTAL YERLİ KİMDİR?
Teknoloji ve internet çağında doğdukları için onlara dijital yerli deniyor. 1980 ve sonrasında doğan Y,
Z ve Alfa nesilleri bunlar. Özellikle 2000 ve sonrasında dünyaya gelenler, dijital yerlilerin en belirgin
temsilcilerini oluşturuyorlar.
Dijital yerliler, doğdukları andan itibaren teknolojiyle iç içe yaşıyorlar. Teknolojik aletleri, yaşamın bir
parçası olarak kabul ediyorlar. Bunları kullanırken kendilerine özgü bir dil ve kültür geliştiriyorlar.
Hepsi bilgisayar, internet ve video oyunlarının dijital dilini, ana dilleri gibi konuşuyor.
Dijital yerlilerin karşısında, “Eskiden internet mi vardı!” diyen, sabah kalktığında mobil telefonunu
değil de gözlüğünü arayan, yeni teknolojilere alışmakta zorlanan ve kullanırken bunları bozma
endişesi yaşayan bir nesil var. Peki, bunlar kim?
Bunlar da dijital göçmenler.

DİJİTAL GÖÇMEN KİMDİR?
Dijital göçmen, analog dünyada doğmuş, cep telefonu, tablet gibi teknolojik ürünler ve internetle
sonradan tanışmış ve bunların oluşturduğu dünyaya ayak uydurmaya çalışan nesli ifade ediyor. 1980
öncesinde doğan X, bebek patlaması ve sessiz nesilden insanlar dijital göçmenleri oluşturuyor.

Teknolojik araçları kullanma ve teknolojiyi kullanarak öğrenmede güçlükler veya çeşitli uyum
sorunlarıyla karşılaşabilen dijital göçmenlerin teknoloji okuryazarlığı, dijital yerlilere göre daha düşük
düzeyde. Yeni teknolojilere uyum sağlamaya çalışan, zaman zaman bunlara korkuyla yaklaşan dijital
göçmenler, dijital dünyada yaşamıyorlar ama bu dünyada kendi yollarını buluyorlar.

Peki, bu iki nesil neden çatışıyor?
Bunun yanıtı, dijital yerlilerin öğrenme biçimleriyle dijital göçmenlerin öğretme biçimi arasındaki
farkta gizli.

DİJİTAL YERLİLER NASIL ÖĞRENİYOR?
Bugünün öğrencileri, eğitim sistemimizin eğitmek için tasarlandığı öğrencilerden oldukça farklı
özelliklere sahip. Teknolojiyle büyüyen ilk nesil olma özelliğini taşıyorlar. Teknolojiyle girdikleri
etkileşim sonucunca düşünme ve verileri işleme biçimleri, önceki nesillerden çok farklılaşmış
durumda.
Dijital yerliler;
• Bilgiye hızla erişmek istiyor,
• Metin yerine görsel ve grafikleri tercih ediyor,
• Bir metni doğrusal bir biçimde okumak yerine bölümler halinde rastgele okumayı tercih ediyor,
• Oyunlar aracılığıyla öğrenmeyi istiyor,
• Ardışık şekilde değil, bütünsel olarak öğrenip sonra öğrendikleri arasındaki ilişkileri kuruyor,
• Aynı anda birçok işi yapabiliyor ve
• Keşfederek öğrenmek istiyorlar.

DİJİTAL GÖÇMENLER NASIL ÖĞRETİYOR?
Teknoloji çağında yaşasak da yüzlerce yıl öncesinden miras kalan geleneksel anlayış sınıflarda devam
ediyor. Öğret – test et anlayışıyla büyüyen dijital göçmenler, bu yaklaşımın dijital yerliler için de
uygun olduğunu düşünüyor ancak yanılıyorlar. Geleneksel öğretim, dijital yerlilerin öğrenme biçim ve
tercihlerini dikkate almıyor. Bu tarz bir öğretim, dijital yerlilerin ilgilisini çekmiyor, onları öğrenmeye
motive etmiyor. Bu nedenle hem öğretim yöntemlerimizi hem de materyallerimizde çok ciddi
değişiklikler yapmamız gerekiyor.

Dr. R. Levent VEZNEDAROĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir