Uzaktan Öğrenme ve Ev Sınıfları

  • Anasayfa
  • Uzaktan Öğrenme ve Ev Sınıfları
Shape Image One

 Bugünlerde “sınıf” dediğinizde, öğretmenlerin zihninde pandemiden önceki imgenin canlandığını iddia etmek zor. Belki de en net olduğumuz öğrenme ortamı yani sınıf tarifimiz, Mart ayından bu yana önemli ölçüde değişti. Koşulların zorlaması olmasa muhtemelen daha uzun yıllar sıralar, tahta, dolap ve panolardan oluşan, küçük farklarla birbirlerinden ayrılan ama özünde benzer mekânlardan bahsedecektik. Şimdi durum bambaşka. Artık sınıf deyince çoğu öğretmenin aklına küçük pencereler içinden bize bakan öğrencilerin olduğu bir ekran geliyor. Peki ya öğrencilerin aklına ne geliyor?

Sinirbilim ve travma uzmanları, zaten bildiğimiz şeyleri doğruluyor; öğrenciler, duygusal ve fiziksel olarak uyumlandıklarında, bağ kurduklarında ve anlamlı katılım fırsatları olduğunda öğrenmeye daha açıktırlar. Öğrenme, ister yüz yüze ister uzaktan olsun, bu bilgi geçerliğini korumaktadır. O halde öğrencilerin kendilerini bir “sınıf” ya da öğrenme ortamında hissetmelerini ve bağ kurmalarını nasıl sağlayabiliriz? Uzaktan eğitim sürecinin getirdiği önemli zorluklardan biri de mekânsal algının değişmesi gerektiği idi. Teknolojiyi kullanarak öğretmenleri ile uzaktan ders yapabilen öğrenciler için artık sınıf “ev”di, “oda”ydı, “balkon” du, hatta “bahçe”ydi. (görsel lazım)

Öğrencileri ile alışık olmadıkları bir mesafeden iletişim kurmaya çalışan öğretmenler için yeni koşullar biraz karmaşıktı. Evlerindeydiler ama aynı anda işlerindeydiler. Zaman ve mekân algısı ister istemez değişiyordu. Dağınık ev ortamından canlı ders yapmaya çalışan öğretmenler de oldu, arka plan görüntüsü ile durumu idare edenler de. Tüm yaratıcılıklarını harekete geçirerek gerçek bir öğrenme ortamı duygusu vermek için “ev sınıflar” yaratanlar da. (görsel lazım)

Onlarca soru işareti ile başladığımız yeni öğretim yılında, ihtimallere hazırlıklı olabilmek ve uzaktan eğitim ile yola devam edilecek ise- öğrencilerle bağ kurabilmek için evinizde sınıf ortamları yaratabileceğiniz pratik önerilerimiz var;

 

Kendinize bir köşe oluşturun;

Çalışırken dikkatinizin dağılmaması ve ev-iş ayrımını netleştirebilmek için rahat çalışabileceğiniz bir alan yaratmanız işlevsel olacaktır. Evinizin bir odasını bütünüyle bu işe ayırmanıza hiç gerek yok. Bir köşeyi de kullanabilirsiniz. Alana uygun büyüklükte bir masa, arkanızda bir raf ya da kitaplık, üzerine pano, yazı tahtası vb. asabileceğiniz bir duvar veya dolap olması yeterli. (görsel) Fiziksel çalışma alanınızı zevkinize göre sıcak bir ortama dönüştürün.

Mümkünse gün ışığı ile değilse bir aydınlatma kullanarak yüzünüzün net olarak göründüğünden emin olun.

Kullandığınız sandalye ne çok yüksek ne de görüntünüzü kesecek kadar alçak olmalıdır.

Canlı bağlantılar sırasında cihazlarınızla şarj sorunu yaşamamak için mutlaka prize yakın bir yer seçin.

Canlı ders bağlantıları sırasında, arka plan görüntüsü kullanmanızda bir sakınca yok ancak bu görüntünün özellikle küçük yaş gruplarında sınıf ortamı etkisi yaratmayacağını bilin.

 

Ders için hazır olun;

Ders sırasında ihtiyacınız olabilecek kâğıt, kalem, makas, cetvel vb. malzemeleri çalışma alanınızdan erişebileceğiniz mesafede bir kutu ya da çekmecede depolayın. Bunun için mobilya almanıza gerek yok, basit kutular ve düzenleyiciler yeterli olacaktır.

Değişikliklerle dikkat çekin;

Sınıf köşenizi konu başlıklarınıza uygun değişiklikler yapabileceğiniz panoları ayaklı tahta vb. ile daha işlevsel hale getirebilirsiniz. Bu amaçla kapı arkalarını ve dolap kapaklarını kullanmak da mümkün.

Düzenli görünün;

Sınıf köşenizi dağınık görünmemesine özen gösterin. Fazlaca kitap, kâğıt, defter yığını, ödevler ve sonraki çalışmalar için öğrencilerinizin gözünü korkutabilir.

Tüm bunları gerçekleştirmek için yüksek bir bütçeye ihtiyacınız da yok. İnternette pek çok “Kendin Yap” önerisi bulabilir, hayal gücünüzü harekete geçirerek harika sınıflar yaratabilirsiniz. Böylece öğrencileriniz sizinle birlikte dersinizin konusunu, temasını, dikkat çekmek istediğiniz önemli noktaları ekranda görebilir, onlar için hazırlandığınızı hissederler. Derste ne yapılacağı veya nasıl yapılacağı ile ilgili ipuçları vermek merakı arttırır, derse bağlanmaları kolaylaşır.

Son bir not; sınıflarınız okuldakilere benzemek zorunda değil. Öğrencilerinizi öğrenme sürecine bağlamak için neyin işe yarayacağını düşünüyorsanız onu gerçekleştirin çünkü yaşadıklarımızdan öğrendik ki “öğrenme her yerde gerçekleşir.”

 

Ebru Pınar

Eğitim Koordinatörü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir